Ana Sayfa » Sizden Gelenler » Sizden Gelenler | EVLAT ACISI (ural giray çelikcan)

Sizden Gelenler | EVLAT ACISI (ural giray çelikcan)

Sizden Gelenler Köşemizde Bu sefer Sedef Hanımın Gönderdiği Yazısını Payaşıyoruz…
[ad#468×60 Resim]

“Allah sıralı ölüm versin” denir ya… Sıranın çok pis bir
şekilde bozulmasıdır evlat acısı. Kendi ellerine doğan çocuğu,
kendi ellerinle toprağa vermektir.

Eşini kaybedersin “dul” denir, eğer bir çocuksan ve anneni ya
da babanı kaybedersen “öksüz, yetim” olursun. Çocuğunu
kaybetmiş bir anne-babaya ne denir? İsim verilemeyecek kadar büyük
bir acıdır, evlat acısı…

Evladını kaybetmek bir milattır yaşamında. O andan itibaren
hiçbir şey eskisi gibi olamaz. O anne-babanın bakışları hiçbir
bakışa benzemez. Donuk bakarsın dünyaya, katılaşırsın,
gülümsemelerin sahtedir artık. Gözyaşlarını içine akıtmayı
öğrenirsin. Büyük bir kısmın uçup gitmiştir. “Gözle
görülebilen tek acıdır.”

“Ateş düştüğü yeri yakar” denir ya… Yakıyor… Çevreyede
küçük kıvılcımlar sıçrar. Bazıları söner zamanla, o zaman
elersiniz “sığ” insanları hayatınızdan biir bir… Bazıları da
kor halinde için için yanmaya devam eder kalplerde. Bir de
tesadüfen o ateşin yanından geçenler olur, o kıvılcımlar
onlarında kalplerine sıçrar. Ama asıl ateşin düştüğü yer
hiç sönmez, hafiflemez. İlk düştüğü andaki gibi yanar
durur…

Kelimelerle tarif etmeye çalıştım evlat acısını. Olmadı…
Koyu bir his, kopkoyu. En koyu siyahtan bile daha siyah…

Bu Yazı 19.Nisan 2011 Tarihinde Sedef Çelikcan Tarafından Gönderilmiştir.[ad#468×60 Yazı][ad#Reklam Store 458×60] Bu yazı : 1 defa görüntülendi...

Bu Yazıyı Paylaşmak İstermisiniz ?

Yazar Saffet Hakkında

Web Dünyamız olarak Teknoloji, Sosyal medya, İnternet ve hayata dair paylaşımlar ile sizlere faydalı ve bilgi veren bir şeyler paylaşmak ve sizlerin iyi vakit geçirmenizi sağlamak. Sizde Web Dünyamıza Katılma yazar olmak isterseniz Bizimle irtibata geçebilirsiniz. Diğer Sitelerimiz: video.webdunyamiz.com | resim.webdunyamiz.com

3 Yorum

  1. sedef çelikcan

    Ural’ı tanımak için, O’nun cennetini ziyaret edebilirsiniz…. http://www.uralgiray.com

  2. Perihan USTA

    “Çekip gideyim diyorum, kal ve çek diyorlar”

    Yüreğime saklan

    Hep orada kal

    Her solukta duymalıyım seni

    Umudumda kal, sensiz anlamsızım

    BİTANEM

    ACELEN NEYDİ ÇOCUK

    Ölümüne üzülmüyorum, beni ardında bırakışına ölüyorum, ama yinede bir çiçek açıyor her sabah kalbimde. Yokluk yok varlığını anlayan için, yok olmak başka bir varlıkla uyanmak, çocuğum kalbinde inci mercan var biliyorum, ben kendi taş kalbime yanıyorum. Gidersin, gidersin ve ardında sen kalırsın bu ne güzel gitmektir, bana kapılar açarsın.

    Çocuğum bana köprüler kurar, koridorlar gösterirsin, ölümüne üzülmüyorum beni geride bırakışına yanıyorum. Dünya saatleride bir tuhaf oldu, dakikalar asırlar oluyor.

    Çocuğum sabrım rahmete yönelişimi büyütüyor, acım yeni bir isim veriyor bana o diyorlar ne güzel sabretti, o bilenlerden oldu, o sevenlerden oldu diyorlar.

    Çocuğum ardında bir seviş, binlerce sevgi bıraktın, onlarca yaralı yüreğe merhem oldun, sevgi seferleri treninin makinisti oldun, sevgi seferleri düzenlenir oldu güller serptiğin koridorlara.

    Çocuğum gitmene üzülmüyorum, gittiğin yer çağrıldığın yer çünkü. Beni geride bırakışına yanıyorum. Olsun yinede sabahlarda diriliş var yine, omuzum çökük olsada geceleri yinede kalbime bir acı düşsede, zaman zaman içim acısada derinden derine, yine sabahlarda diriliş var.

    Çocuğum geride öyle bir ümit bıraktınki ümit adına büyük, büyük laflar edenler artık söylemiyorlar, çehremde artık karanlıklar yok, siyahlar beyazlar, grilikler yok artık çehremde. Sadece ve sadece sonsuz mavilikler sonsuzluk ve maviliklerin içinden bana gülümseyen “Göçmen Kuşum” var.

    Çocuğum boylu boyunca uzandığım ve yorgun vücudumla kala kaldığım ama yorgun ruhumla kanatlandığım diyarlardayım işte. Gidişine üzülmüyorum gidersin elbet, gidersin seni bana getirene gidersin, seni bana verene gidersin, seni bana verene geri dönersin elbet. Ama geride bırakışına ağlıyorum, geride kalışıma yanıyorum.

    Çocuğum bunları söylüyorum diye, kimse zannetmesinki yastır sözümüz, yas uğramaz bizim göğsümüze, her yer aydınlık, her yer nur, kimse zannetmesinki yastır tuttuğum. Sevinmeyin, mutlu olmayın yasta diye, bitti tükendi diye sevinmeyin, yok oldu sanmayın ben var olmanın ne olduğunu anladım.

    Çocuğum geride resimler bıraktın renklerini başka alemlerden getirdiğin. Geride bir suskunluk bıraktın yüreğimde üç noktalar geride bir çok şiir bıraktın kelimelerini göklerden indirdiğin.

    Perihan USTA

  3. Perihan USTA

    “Çekip gideyim diyorum, kal ve çek diyorlar”

    Yüreğime saklan

    Hep orada kal

    Her solukta duymalıyım seni

    Umudumda kal, sensiz anlamsızım

    BİTANEM

    ACELEN NEYDİ ÇOCUK

    Ölümüne üzülmüyorum, beni ardında bırakışına ölüyorum, ama yinede bir çiçek açıyor her sabah kalbimde. Yokluk yok varlığını anlayan için, yok olmak başka bir varlıkla uyanmak, çocuğum kalbinde inci mercan var biliyorum, ben kendi taş kalbime yanıyorum. Gidersin, gidersin ve ardında sen kalırsın bu ne güzel gitmektir, bana kapılar açarsın.

    Çocuğum bana köprüler kurar, koridorlar gösterirsin, ölümüne üzülmüyorum beni geride bırakışına yanıyorum. Dünya saatleride bir tuhaf oldu, dakikalar asırlar oluyor.

    Çocuğum sabrım rahmete yönelişimi büyütüyor, acım yeni bir isim veriyor bana o diyorlar ne güzel sabretti, o bilenlerden oldu, o sevenlerden oldu diyorlar.

    Çocuğum ardında bir seviş, binlerce sevgi bıraktın, onlarca yaralı yüreğe merhem oldun, sevgi seferleri treninin makinisti oldun, sevgi seferleri düzenlenir oldu güller serptiğin koridorlara.

    Çocuğum gitmene üzülmüyorum, gittiğin yer çağrıldığın yer çünkü. Beni geride bırakışına yanıyorum. Olsun yinede sabahlarda diriliş var yine, omuzum çökük olsada geceleri yinede kalbime bir acı düşsede, zaman zaman içim acısada derinden derine, yine sabahlarda diriliş var.

    Çocuğum geride öyle bir ümit bıraktınki ümit adına büyük, büyük laflar edenler artık söylemiyorlar, çehremde artık karanlıklar yok, siyahlar beyazlar, grilikler yok artık çehremde. Sadece ve sadece sonsuz mavilikler sonsuzluk ve maviliklerin içinden bana gülümseyen “Göçmen Kuşum” var.

    Çocuğum boylu boyunca uzandığım ve yorgun vücudumla kala kaldığım ama yorgun ruhumla kanatlandığım diyarlardayım işte. Gidişine üzülmüyorum gidersin elbet, gidersin seni bana getirene gidersin, seni bana verene gidersin, seni bana verene geri dönersin elbet. Ama geride bırakışına ağlıyorum, geride kalışıma yanıyorum.

    Çocuğum bunları söylüyorum diye, kimse zannetmesinki yastır sözümüz, yas uğramaz bizim göğsümüze, her yer aydınlık, her yer nur, kimse zannetmesinki yastır tuttuğum. Sevinmeyin, mutlu olmayın yasta diye, bitti tükendi diye sevinmeyin, yok oldu sanmayın ben var olmanın ne olduğunu anladım.

    Çocuğum geride resimler bıraktın renklerini başka alemlerden getirdiğin. Geride bir suskunluk bıraktın yüreğimde üç noktalar geride bir çok şiir bıraktın kelimelerini göklerden indirdiğin.

    Perihan USTA

Yorum Bırak

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


+ 5 = 8

Scroll To Top
Önceki yazıyı okuyun:
Çantanızı tıka basa mı dolduruyorsunuz ?

Seyahate çıkarken yada tatile giderken valizimizi genellikle tıka basa doldurarak yola çıkarız ama bunun bedenlerini yada bizi kötümü yoksa iyimi...

Kapat